Yürüyen Ölü Sendromu! Kendini Ölü Zanneden İnsanlar

0

Yürüyen ölü sendromu dünya çapında ender bir rahatsızlıktır. Cotard sendromu olarak da kayıtlarda geçer. İyileşen kişi sayısı çok azdır. Hasta ölü olduğuna inanır. Etrafındaki insanları da bu düşünceye inandırmaya çalışır. Yürüyen ölü sendromu tuhaf psikolojik rahatsızlıklardan biri olarak kabul edilir.

Yürüyen Ölü Sendromu Özellikleri Nelerdir?

yuruyen olu sendromu ozellikleri nelerdir

Yürüyen ölü sendromu detayları aşağıda verilmiştir:

  • Cotard sendromu olarak da bilinen yürüyen ölü sendromları hastalarının ağır depresyon halinde oldukları düşünülüyor. Akli melekelerinde bir problem olduğunu ileri sürenler de var.
  • Bedenlerinin bazı bölümlerinin kesik olduğunu veya yaralı olduğunu hatta ölü olduğunu savunan hastalar da mevcut.
  • Nihilist bir tutum sergilerler.
  • Hasta kendisinin yürüyen bir et parçası olduğunu söyler.
  • Hayalle gerçeği ayırt edemezler.
  • İntihar etmek temel arzularıdır.
  • Yapılan araştırmalara göre sendromun görülme yaşı 52.
  • Genelde gelişmiş ülkelerde görülen bir rahatsızlık. (ABD, İsveç, Kanada, vb.)
  • Ender görülen bir rahatsızlık olsa bile Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından kabul edilmiştir.
  • Kadınlarda görülme olasılığı erkeklere göre çok daha fazla.
  • Ölü olduğunu düşünen hastaların haricinde ölümsüz olduğunu düşünenler de var.
  • Nöropsikyatrik bir hastalık olarak kabul ediliyor.
  • Beyinde tümör oluşmasının yanında şizofreni ve ağır depresyon nöbetleri de hastalığı tetikleyen unsurlar arasında.
》》  Papatya Suyu İle Saç Açma Yöntemleri

Yürüyen Ölü Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Yürüyen ölü sendromu tanısı aslında çok kolaydır. Psikiyatrlar veya psikologlar hastaları muayene ettikten hemen sonra rahat bir şekilde tanı koyabilmektedirler. İşte o belirtiler:

  • Hastalığın en temel belirtisi koku almadır. Hastalar çürümüş et kokusu aldıklarını ileri sürerler.
  • Onlara göre bu koku kendilerinden gelir.
  • Hasta uzuvlarından herhangi birinin kopuk, kesik, parçalanmış olduğuna inanır.
  • İleri boyutta ise hasta ölü olduğuna herkesi inandırmaya çalışır.
  • Ölülerle yakınlık kurmak isteyen hastalar mezarlıklarda sıkça vakit geçirirler.
  • Çevresindeki insanlara ölü olduklarını kanıtlamaya çalışırlar. Bu yüzden yüksek binadan atlarlar, intihar girişiminde bulunurlar.
  • Mezarlıkların yanında morglarda da bulunurlar. Oralarda gezinirler.

Yürüyen Ölü Sendromunun Tarihçesi

Yürüyen ölü sendromu tarihi kesin olarak bilinmiyor. Tarihin herhangi bir döneminde ortaya çıkmış olabileceği ama bilim insanları ve doktorlar tarafından yanlış teşhis sonucu kayıtlara geçmediği düşünülüyor. Bu yüzden tam olarak bir açıklama yapmak zor. Ama hastalığın ilk kez teşhis edilmesi 19. yüzyılda gerçekleşiyor. 1880 yılında Jules Cotard hastalığı ilk kez isimlendiriyor. Onun adına ithafen yürüyen ölü sendromuna cotard rahatsızlığı adı veriliyor.

》》  Ergenlik Sorunları Nelerdir? Nasıl Baş Edilir?

Fransız nörolog Cotard’ın teşhis ettiği yürüyen ölü sendromu şu ana kadar dünya genelinde yaklaşık 100 kişide görüldü. Kayıtlı hastalara göre rahatsızlığın ender bir vaka olduğu belirtiliyor.

Cotard, orta yaşlarda bir kadın hastasının ölü olduğunu zannetmesi ve organlarının yok olmaya başladığını söylemesi üzerine yaptığı incelemeler sonucunda bu hastalığı tanımladı. Cotard’a göre bu rahatsızlık yok olma hezeyanıdır. (delire de negation) Hasta bir çeşit depresyon geçirmektedir.

Yürüyen ölü sendromlu hastalarında anksiyete, psikomotor gerilik ve şiddetli depresyon vardır.

Yürüyen Ölü Sendromunun Tedavisi Mümkün Mü?

yuruyen olu sendromu tedavisi mumkun mu

Yürüyen ölü sendromunun çaresi tam olarak yoktur. Hastalığı kökünden kesip atacak bir ilaç, iğne, yöntem yoktur. Ancak hastalardaki anksiyeteleri, depresyonu ve negatif düşünceleri durdurmak için psikiyatrlar tarafından ilaç tedavisi başlatılır. Çeşitli antidepresan haplar, duygu durum düzenleme ilaçları, antipsikotik, vb. hastalara kullanmaları için tavsiye edilir. Bu ilaçların hastaları iyi ettiğine, onlardaki kaygı durumunu düşürdüğüne, depresyonu azalttığına dair doktor raporları da bulunur.

》》  CRP Yüksekliği Bitkisel Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yürüyen Ölü Sendromunun Elektroşok Tedavisi

Yürüyen ölü sendromu elektroşok tedavisi aslında farmakolojik tedaviye göre çok daha verimlidir. İlaçların faydaları görülse de elektro konvülsif tedavinin Cotard rahatsızlığı için çok daha faydalı olduğu gözlenmiştir.

1938 yılından bu yana özellikle psikolojik problemli hastaların tedavisinde uygulanan ‘’beyin uyarılması’’ olarak da kaynaklarda adı geçen elektro şok tedavisi diğer psikolojik vakalarda olduğu gibi yürüyen ölü sendrom rahatsızlığında da faydası görülmüş bir tedavi şeklidir.

Elektro konvülsif tedavisi (EKT) denilince akla gelen en önemli soru bu tedavinin beyin içine zarar verip vermediği. EKT’nin beyin yapısına, içeriğine, şekline, vb. zarar vermesi söz konusu değildir. Bilimsel bir rapor bu konuda mevcut değildir. EKT’nin beyne gönderdiği elektriğin ısısı bir derece sıcaklığın anca onda biri kadarıdır. Beyne gönderilen elektrik organların yapısında ve dokusunda hasar bırakmaz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.