Genel

Kefile İcra Gelir Mi Reddi ve Yükümlülüğü Nedir ?

Kefile icra gelmesi ve icranın reddi, kanunen mümkündür. Ancak kefile icra gelmesi durumunda kefilin sahip olduğu haklar, ne tür bir kefil olduğuna göre değişmektedir. Asıl borçlunun borcu ödemediği durumlarda kefile başvurulması yaygın kanı olsa da süreç her zaman bu şekilde işlememektedir. Kefilin icra ve icranın reddi konusundaki konumu, mütessil kefil ya da adi kefil olmasına göre değişiklik göstermektedir. Kefalet sözleşmesinin içeriğine göre kefillerin icra takip süreçlerindeki hakları değişmektedir. Birçok durumda kefile gelen icranın reddi mümkün olmakla beraber, kefalet sözleşmesinin maddeleri önemli bir noktada durmaktadır.

Mütessil Kefile Gelen İcra Reddedilebilir Mi?

mutessil kefil icra

İcra takip süreçlerinde kefile haciz işlemi gelebilmekte ancak bu noktada kefilin adi ya da mütessil kefil olması haciz işleminin gerçekleşme aşamaları açısından farklılık yaratmaktadır. Asıl borçlunun borcu ödemediği durumda mütessil kefil olmak daha dezavantajlı bir noktada durmaktadır. Mütessil kefilin imzaladığı kefalet sözleşmesine göre kefil asıl borçluyla aynı yükümlülüğün altına girmiş sayılmaktadır. Bu noktada alacaklı borç için asıl borçlu kadar kefili de muhattap alabilmektedir. Mütessil kefil hakkında icra takibi başlatılması durumunda alacaklının borcu ilk önce asıl borçludan tahsil etmeye çalışmasını talep edemez. Bu noktada asıl borçlu kadar yükümlülük sahibidir. Alacaklı borcun tahsilini kefilden daha kolay yapacağını düşünüyorda, direk kefil hakkında haciz işlemi başlatabilmektedir. Mütessil kefil bu noktada alacaklıya karşı koyma hakkına sahip olmasa da sonradan uğradığı zararı kanıtlayarak asıl borçluya dava açabiir. Mütessil kefiller için, kefile gelen icranın reddi mümkün olmasa da asıl borçludan zararı tahsil etmeleri mümkündür.

Adi Kefile Gelen İcra Reddedilebilir Mi?

Kefile icra gelmesi asıl borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmediği noktada gerçekleşir. Bu konuda devletin cebir yoluyla borcu kefilden tahsil etmesi, asıl borçlunun suçu olmaktadır. Adi kefil için haciz işlemine karşı çıkmak mümkündür. Adi kefil olma durumunda asıl borçludan borcun tahsil edilme imkanı olduğu sürece kefilden edilemez. Bundan dolayı adi kefile haksız yere haciz gelmesi durumunda icranın reddi mümkündür. Bununla beraber, adi kefil olunmasına rağman asıl borçlunun borcun tahsili için sahip olduğu hiçbir şey olmaması durumunda adi kefil hakkında haciz işlemi başlatılabilmektedir. Mütessil ya da adi kefil belli noktalarda asıl borçlunun borcunu ödemek durumunda kalabilmektedir. Bu durumda kefillerin haklarını geri alabilmek adına dava açması mümkündür.

Rücu Davası Ve Zaman Aşımı Nedir?

rucu davasi ve zaman asimi nedir

Kefilin asıl borçlunun yükümlülüklerini yerine getirdiği ve haciz işlemine maruz kaldığı noktada, uğradığı zarar için asıl borçluya dava açması mümkündür. Kefil konumundaki kişi asıl borçludan ödemek durumunda kaldığı miktarı rücu davası açarak temin edebilir. Rücu davasının açılması için kefilin elinde borcu kendisinin ödediğine dair kanıt niteliğinde belgenin olması zorunludur. Aksi takdirde dava açılamaz. Kefalet sonucu girilen zararın tazminatı olarak açılan rücu davasının, sözleşmeye dayalı durumlar için zamanaşımı 10 yıldır. Rücu davası için zaman aşımı kefilin borcu üstlendiği tarihten itibaren başlamaktadır. Kefile gelen icranın reddi  her durumda mümkün olmasa da kefillerin mağdur edilmemesi adına dava hakkı saklı tutulmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu